9k=


Kas Çeşitleri


Kaslarımızı geliştirmek ve güçlendirmek adına çok fazla yazı okumamıza rağmen, kendisi hakkında pek araştırma yapmayız.  Bizde kas çeşitleri hakkında biraz konuşalım istedik.


Kas, kısa tanımlama yapılırsa, hareket etmemizi sağlayan doku topluluğudur, kimyasal enerjiyi mekanik enerjiye çevirir. Yaşamımız sürece yaptığımız bütün hareketleri ve hayatımızın devam etmesini vücudumuzda bulunan farklı yapıdaki kasların sekronize olarak aksamadan çalışmasına borçluyuz.  Kolumuzun ya da ayaklarımızın herhangi bir hareketi, iç organlarımızın rahatlıkla çalışabilmesi kaslarımızın sayesinde olur.  Vücudumuzun, erkeklerde ortalama %40ı, bayanlarda ise %30u kaslardan oluşmuştur.  İnsan vücudunda 550 civarı kas bulunmaktadır.( Kaynaklarda farklı rakamlar gösterildiği için civarı kelimesini kullandık.) Vücut ısımızın %85 i kaslarda oluşan kasılmalardan dolayı açığa çıkar. Kaslarımızın %60 gibi büyük kısmı bacaklarımızda ve kalçamızda bulunmaktadır. Bundan dolayı bacak çalışmaları hormonların daha fazla ateşlenmesine ve yağ  yakımının da fazlalaşmasına neden olur. Vücudumuzda üç çeşit kas bulunmaktadır. Bunlar çizgili kaslar, düz kaslar ve kalp kası olarak ayrılır. Kas liflerinin tipleri hakkında yazımıza göz atmak isteyebilirsiniz.


Çizgili Kaslar


İskelet kası olarak da bilinirler. İstemli olarak çalışırlar. Yüz, boyun göğüs, sırt, kol, bacak gibi uzuvlarımızda bulunurlar.  Yapılarındaki görüntünün çizgiyi andırmasından dolayı bu ismi almışlardır. Vücudumuzun genel hareketinden ve duruşundan onlar sorumludurlar. Sinir hücreleriyle bağlantıları bulunur. Çizgili kaslar uçlarında ki, güçlü yapıları olan kirişlerle kemiklere bağlıdır. Sinirler aracılığıyla verilen komutlar sayesinde, hareket ederler ve kirişlerin bağlantıları sayesinde kemiklerimizi hareket ettirirler.  İstemli olarak çalışırlar ve bizim geliştirmek için uğraştığımız kas grubunu oluştururlar.  Yapılan egzersizlerle kas genişliğinde ve uzunluğunda artış sağlamasına kas hipertrofisi denir. Kasların uzun süre hareketsiz kalması(kemik kırığı tedavisi gibi) sonucunda hacminin azalması durumuna da kas atrofisi denir. En genişi latismus dorsi(sırt), en uzunu ise quadriseps(ön bacak) kaslarımızdır. 


Çizgili kası oluşturan yapılara baktığımızda, büyükten küçüğe doğru sıralanışı; kas demeti, kas telleri, telcikler(lifler) ve ipliklerden(miyofibril) oluşur. İpliklerin her birine bir sinir hücresi bağlıdır ve beyinden gönderilen sinyallere toplu şekilde kasılarak cevap verirler. Bunun sonucunda da hareket doğar. Oksijenli ve oksijensiz solunum yapabilirler. Glikojen depolarlar ve aktivite sonrası laktik asit birikiminden dolayı yorgunluk gösterirler. Çizgili kaslar çok çekirdekli ve çekirdekleri merkeze uzakta bulunmaktadır. 4 tip kasılma görülür: İzometrik Kasılma: Kasın boyu sabittir gerilimi artar. Ayakta dik durmamızı sağlayan kasılma gibi. İzokinetik Kasılma: Hareketin eşit hızla sürdürüldüğü kasılmadır. Yüzme esnasında suyun içinde yapılan kulaç atma hareketi gibi. Konsantrik Kasılma: Kasın boyunda kısalma söz konusudur ve mekanik bir iş meydana gelir. Ağırlığın kaldırılması esnasında oluşan hareket bu kasılma tipine örnektir. Eksantrik Kasılma: Kasın boyunda uzama söz konusudur.  Mekanik bir iş meydana gelir. Ağırlığın indirilmesi esnasında oluşan hareket bu kasılma tipine örnektir.


Düz Kaslar


Düz kaslar istemsiz olarak çalışırlar. Vücudumuzda damar yapılarında, gözde, sindirim sistemi, içi boşluklu olan iç organlarımızda bulunurlar.  Yapısının görünümü çizgili kasın aksine düz olduğu için bu ismi almıştır. Tek çekirdekli ve çekirdeği merkezdedir. Kas ipliklerinin, bazı düz kaslarda her birinin bir sinire bağlı olduğu görülse de, bazı düz kaslarda birkaçının bir sinire bağlı olduğu görülür. Düz kaslar hafif pembe renkte olurlar. Glikojen depolamazlar, oksijensiz solunum yapmazlar. Çizgili kaslara göre yavaş çalışırlar ve yorgunluk göstermezler. İki tip kasılma görülür; Ritmik Kasılma:  Organın kendine özgü görevini yerine getirmesi için oluşandır. Sindirim sisteminin çalışması gibi. Tonik Kasılma:  İçi boş organların duvarlarında sürekli gerilme olmasını sağlar ve şeklin korunmasını gerçekleştirir.


Kalp Kası


Görünüş ve yapı itibariyle çizgili kaslara, çalışma şeklinden dolayı düz kaslara benzer. Bu yüzden dolayı kalp kası olarak farklı bir ismi vardır. İstemsiz çalışır. Besinleri enerjiye çeviren mitokondriler kalp kas hücrelerinin büyük kısmını kaplamaktadır. Kalpte bu oran %30 iken, diğer kaslarda %1-2 kadardır. Bu yüzden kalp kası yorulma hissetmeksizin ömür boyu çalışabilir. Kalp kası çizgili kasın yapısına benzese de çizgili kas gibi kramplar yaşamaz. Ritmik kasılma ile çalışır. Kasılmayı sağlayan uyarı mekanizmasını kendi içinde barındırır. Buna rağmen kasılma şiddeti ve hızı gibi durumlarda otonom sinir sistemine bağlıdır. Bu durumda hormon artışları esnasında kalbin durumunun otonom sinir sitemi tarafından düzende kalmasını sağlar. Epinephrine(adrenaline) gibi hormonlar direkt olarak kalbin frekansına etki edebilir. Bunun yanında efedrin gibi maddelerinde atım hızını arttırdığı bilinmektedir. Yağ yakımı için kullanılan ilaçlarda efedrin olup olmadığına dikkat edilmelidir. Bu madde bağımlılık yapabilir, amerikada gerçekleşen birkaç ölümden sonra yasaklanmıştır. Vücudumuzda bu kadar yer tutan ve hayati fonksiyonları devam ettiren kaslarımıza en iyi bakmanın yolu düzenli beslenme ve düzenli egzersizden geçmektedir.